Cehennem Makineleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cehennem Makineleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mart 2014 Cumartesi

Alışveriş VOL. 4

     Kitap kitap kitap... Napolyon Bonapart nasıl para para para demişse yüzyıllar önce, sanırım bizim de kitap kitap kitap dememiz gayet normal. Birkaç gün önce kütüphaneme şöyle bir bakayım dedim: kitap kitap kitap diye başladım yeni kitap yeni kitap yeni kitap diye devam ettim. Fark ettim ki son zamanlarda birçok kitap almışım. Yeni kitap gibisi yok tabi ki. Ben her zaman paramı son kuruşuna kadar kitaplara harcayan bir insan olmuşumdur. Bu durumdan da gayet memnunum. Memnun olmadığım şey bununla ilgili son zamanlarda herhangi bir post yayınlamamış olmam. Bende ne yaptım? Son zamanlarda aldığım kitapları bir tarafa toparladım ve hemen hazırlıklara başladım.


 Öncelikle Cassandra Clare'in romanlarından başlayalım. Bir hevesle Kemikler Şehri'ni alıp okumaya başlayınca devamı da geldi. Önce Ölümcül Oyuncaklar serisi sonrasında ise kaçınılmaz olarak Cehennem Makineleri serisini aldım. Bu kitapların tamamını bir hafta gibi kısa bir sürede aldım. Tahmin edersiniz ki bütçem baya bir sarsıldı.


Bunlardan Kitap Hırsızı, Asil Kan, Köpek Düşleri ve İt Dalaşı kitaplarını birkaç gün önce bir süpermarketten çok uygun fiyatlara aldım. Asil Kan ve Kitap Hırsızı 10'ar TL iken diğer ikisine toplamda 12 TL verdim. Yani gayet uygun fiyatlara bu kitaplara sahip oldum. Kitap Hırsızı zaten uzun zamandır istediğim bir kitaptı. Böyle bir indirimle bu kitaba sahip olmak da bütçemin sarsıldığı bugünlerde bana iyi geldi.
Diğerlerine gelirsek: Yüz Karası Jonathan Holt'un Carnivia üçlemesinin ilk kitabı. İlk çıktığından beri devamlı olarak karşıma çıkan bu kitabı almadan olmazdı. 
Gareth Roberts'ın Doctor Who: Shada romanı hakkında bir şey söylemem gerek var mı? Tabi ki çıktığı ilk gün koştura koştura kitapçıya giderek kendisini aldım. Peki okudum mu? Hayır. Bu dönem okul beni bir hayli zorluyor. Her gün Kocaeli - İstanbul arası gidip geldiğim için de eve döndüğümde ölü gibi oluyorum. Dolayısıyla bu aralar pek fazla kitap okuyamıyorum. 
Senden Önce Ben, Böğürtlen Kışı, Elit ve Sonunda Ölüm Geldi ise doğum günüm vesilesiyle aldığım kitaplar. Hayır maalesef hediye değil. Kendi kendine hediye almayı sayarsanız değişir tabi.
Sana Soyundum ise niye aldığım dediğim kitaplardan. Yorum yok!



    Kemik Büyüsü'nü Kitap Hırsızı ve diğerleriyle birlikte süpermaketten aldım. İnanamayacaksınız ama bu kitap sadece 4.90 dı. Bir seriye dahil olan bu kitabı (Bakın bir seriye dahil diyorum hangi seri olduğunu bile bilmiyorum çünkü benim değil annemin takip ettiği bir seri.) maalesef okumayacağım. Bu kitabı anneme aldım ve takip ettiğim bir seri olmadığı için de ( Neden seriye başlamadığımı sormayın, ben de bilmiyorum.) benim pek bir işime yaramayacak. :(
    Avcı ise Jennifer L. Armentrout'un yazdığı Melez Sözleşmeleri serisinin 5. ve son kitabı. En kısa sürede okumam gereken kitaplar arasında yer alıyor ama sonuç ne olur bilemeyeceğim. Hayırlısı :D


Bu iki kitabı ise henüz bugün aldım. Agatha Christie tüm kitaplarına sahip olmak istediğim yazarlardan biri zaten. Kitapçıya gitmişken bir A.G. romanı almadan çıkmak olmazdı zaten.
John Green'in kitabına gelecek olursak: Aslında "Aynı Yıldızın Altında" kitabını almak amacıyla gitmiştim. Ama kalmamıştı maalesef. Yakınlarda başka kitapçı mı yok diyecek olursanız. Gittiğim alışveriş merkezinde toplam üç tane kitapçı bulunmakta ama bu kitapları aldığım kitabevinde % 30 indirim vardı. Dolayısıyla John Green diye de yola çıkınca bari Alaska'nın Peşinde'yi alayım dedim, pişman değilim.


Ve kitapların tamamı. Bu fotoğrafı birkaç gün önce çektiğim ve Ölüm Dalgaları ile Alaska'nın Peşinde'yi bugün aldığım için fotoğrafa dahil olamadılar. :D

Peki siz bu aralar kendinizi hangi kitaplarla mutlu ettiniz?

27 Şubat 2014 Perşembe

Cassandra Clare - Cehennem Makineleri Serisi



      Ölümcül Oyuncaklar serisinin yan serisi olan Cehennem Makineleri başlı başına bizi etkilemekle kalmıyor ana seri ile ilgili duygularımızı çürütüyor. Bundan kastım şudur sevgili okurlar: Her ne kadar Ölümcül Oyuncaklar'ı okuduktan sonra içimden bundan daha iyisi yazılamaz dediysem de hemen arkasından Cehennem Makineleri'ni okuyunca ağzım açık kaldı. Evet, Cassandra Clare kendiyle ilgili olan tezimi sonunda kadar çürüttü. Kendisini sık sık yaptığım gibi alkışlamadan duramıyorum açıkçası.
     Henüz seriyi tamamlayamamış olsam da ( Mekanik Melek ve Mekanik Prens'i okudum ama Mekanik Prenses'i henüz alamadığım için okuyamadığım. Ne kadar mutsuz olduğumu siz tahmin edin artık.)
ona mükemmel demek zor değil. Etkileyici, baştan çıkarıcı ve daha birçok şey. Bu seri hakkında ne kadar şey söylesem az. Mekanik Melek ve Mekanik Prens'in konularını üstlerine tıklayarak okuyabilirsiniz.
    Cehennem Makineleri'ni daha çok sevmemin nedenlerine gelince şöyle sıralayabilirim:

1) Ölümsüz Oyuncaklar günümüzde geçiyorken Cehennem Makineleri 1800'lü yıllarda geçmekte. Geçmiş beni her zaman etkilemiş, kendine çekmiştir zaten. Tüm geçmiş diyemem tabi ki ama özellikle 18. ve 19. yüzyıla karşı büyük bir sempatim var. Dolayısıyla bir tık daha ön planda.
2) Ahh... Aşk üçgenleri her zaman ilgimi çekmiştir. Ölümcül Oyuncaklar'da bol bol aşk olduğu inkar edilemez ama orada herkes kendi aşkında meşkinde. Cehennem Makineleri'nde ise tam bir aşk çıkmazı var. Ana karakterlerimizden Tessa'ya gönlünü kaptıran Gölge Avcıları Will ve Jem'den bahsediyorum. Bu kadarı yetmezmiş gibi Tessa'da bu aşkta kararsız. Yani kendisi Will'e daha yatkın olsa da Jem'i de sevdiğini asla inkar edemiyor. Hatta 2. kitabın sonunda yaptığı şey ne o! BIG SPOILER! Tessa şu an karşımda olsa var ya! Ve Jem!


3) Will...William...Will...William Herondale... Yani kısacası Will'in ta kendisi. O simsiyah saçlar, laciverte kaça mavi gözler, o ten... Allahım sanki kitabı okurken Will de geçip karşımda oturmuş da ben onu görmüşüm de ilk görüşte aşık olmuşum sanki. Ama öyle ama :D 
4) Fantastik romanlar genelde günümüzde geçer. 1. maddede de belirttiğim gibi bu serinin 1800'lerde geçmesi kendisi için bir artı. Ama geçtiği dönemin atmosferini yazarın bize çok iyi bir şekilde yansıtıp, sanki tarihi bir roman okuyormuşuz tadı vermesi de cabası. 
5) Tamam Jace ve Clary fena değil, tamam Isabelle ve Simon da idare eder, tamam Alec'e bayılıyorum ama tüm bu kişilere rağmen Cehennem Makineleri'ndeki kişiler bana daha sıcak geliyor. Charlotte olsun, Sophie olsun, Will, Tessa ve Jem'i saymama gerek bile yok zaten.
6) Ölümcül Oyuncaklar serisinde Gölge Avcıları haricinde de birçok türle karşı karşıyayız ama kitabın Gölge Avcılarını överken diğer türleri el üstünde tuttuğu söylenemez. Tüm ana karakterler Gölge Avcısı. ( Magnus ve Simon'ı saymıyorum.) Cehennem Makineleri'nde ise ana karakterlerin çoğunluğunu Gölge Avcıları oluşturuyor olsa da esas kızımız Tessa Gray üzerinde herhangi bir iz taşımıyor olsa da İblis Efendisi. ( Öyle değil mi? Tahminimce son kitapta türü belli oluyordur ama ben henüz okumadığım için :( )
7) Ayyyy...Daha ne istiyorsunuz acaba?! Alıp okuyun işte mükemmelliğinin farkına varamadınız mı hala?! :P

Muhteşem Yaratıklar / Muhteşem Karanlık / Muhteşem Kaos - Kami Garcia / Margaret Stohl (EPSİLON YAYINEVİ )

Bu yazıyı yazmamın sebebi kitabın konusunu anlatmak,yorum girmek bla bla değil aslında. Amacım biraz stres atmak,beyin hücrelerime yayı...