30 Ağustos 2014 Cumartesi

Agatha Christie - Noel'de Cinayet


Orjinal Adı: Hercule Poirot's Christmas
Yayınevi: Altın Kitaplar
Baskı: 7. basım / Nisan 2012
Sayfa Sayısı: 176




Agatha Christie' nin yarattığı en sevdiğim karakter olan pos bıyıklı Hercule Poirot yine iş başında.  Noel'de Cinayet kitabında tamamen tesadüf eseri, köyde bir arkadaşını noel için ziyarete gittiği sırada olaya el koyuyor.
Zengin, yardımsever ama bir o kadar da kendi çocuklarını küçümseyen Simon Lee,  tamamen bir oyun peşinde.  Amaç çocuklarını birbirine düşürmek. Ve bu amaçla yıllardır görmediği oğullarını biri çağırarak onlara noel'i birlikte geçirmek istediğini söyler. Öyle ya da böyle bütün çocukları hatta istediğinden daha da fazla insan noel için Simon Lee'nin evine toplanır.  Tabi söz konusu Agatha Christie olunca bu ailenin normal bir noel geçilmesini düşünemeyiz.  Henüz noel gelmeden Simon Lee,  kendi yaptıklarının cezasını çekerek,  odasında öldürülür.
Kitabı okurken herkesin katil olduğunu düşünebilirsiniz zaman zaman. Ama asla düşündüğünüz kişi katil değil.  Christie ' nin usta bir kalemle ele aldığı bu kitabı okurken bir an bile sıkılmayacaksınız.


28 Ağustos 2014 Perşembe

True Blood & Pretty Little Liars Hakkında

      Bu iki dizinin sizler için önemi nedir ya da sizin için birşey ifade ediyor mu bilemiyorum.  Ama benim için gayet önemliler. Benim için en sevdiğim diziler arasında ilk onda yer almış yapımlar. Ama onları ne kadar çok sevsemde eleştirmeyeceğim diye birşey yok. Bugün özelikle True Blood hakkında içimi dökeceğim.  Bir hayli dolmuş durumdayım bu konuda. Söyleyeceklerime geçmeden önce şunu belirtmeliyim bu dizilerden birini izleyen ama henüz yayınlanan tüm bölümlerini izlemeyen birileri varsa söyleyeceklerim ***Big Spoiler
       Pretty Little Liars'tan başlayalım. Zaten hakkında söyleyeceklerim kısa.  Sevgili Marlene King! Bunu bize neden yapıyorsun.  Birincisi dizinin en başından beri sevemediğim Mona karakterini niye bir anda bize sevdirip,  aslında onun masum olduğunu gösterip sonra aynı bölümde kızı neden öldürüyorsun?


Yani şimdi bu kıza yazık değil mi? Hem kızlarla iş birliği yapmaya karar vermiş onlara yardım ediyor hem de belli ki kıskanıyor arkadaşlıklarını,  o grupta kendine yer edinmeye çalışıyor.  Bir de olabildiğince ezik yaptınız kızı son bölümünde.  Yalnız,  arkadaş bulamayan, korkak, savunmasız ... Bir izin verseydiniz de kız yalnız ölmeseydi,  iki üç arkadaş edinseydi.  Yazık yazık ...
Hem o Alison varya insan değil resmen, kızı iyice şeytanlaştırdınız.  Hem yeter artık A kim? Hayır kendimden şüphelenmeye başladım -A ben miyim acaba diye.  Neyse sustum. 


True Blood'a gelirsek.  Eleştirim tamamen final bölümüne.  Sen git 7 sezon boyunca bu kızı yok Bill yok Eric olmadı Alcide, arada kısa ilişkiler , hatta son sezon sen git Sam'e bile alttan alttan teklif ettir kıza ama sonuç!  Sonuçta sen git hiç tanımadığımız bir adamla evlendir bir de çocuk yaptır. Ee ne oldu şimdi?  Birincisi adamın yüzünü bile göstermediniz.  İkincisi Sookie'nin düğününü göreydik bari.  Kızı biz büyüttük resmen.  Üçüncüsü hadi Bill gerçek ölümü seçti ya Eric.  Eric bir anda Sookie'den nasıl vazgeçti.  Kısacası eksik ve beni tatmin etmeyen bir final olmuş.  Aslında daha söyleyeceklerim de  var.  Jason hakkında falan ama neyse susuyorum.  Son olarak umudumuz Charlaine Harris.  Umarım kitap serisi daha mutlu ve daha mutlu bir sonla biter.  


20 Ağustos 2014 Çarşamba

Agatha Christie - Çarpık Evdeki Cesetler


  Agatha Christie ... Onun hakkında söylenebilecek hem çok fazla şey var hem de hiç yok. Onu tanımlarken kelimeleri çok dikkatli seçmek gerekli, zira kendisi benim için edebiyatın kraliçelerinden biri. Hal böyle iken tacının kitapları olduğunu söylemek yanlış olmaz. Onun yazmış olduklarını okumak ise benim için bir görev değil bir zevk.
    Agatha Christie ' nin en iyi beş kitabından biri olarak tanımladığı Çarpık Evdeki Cesetler'i okumak da benim için bir hayli zevkliydi.  Bana göre en iyi kitaplarından biri olduğunu söylemek henüz erken tabi ki. Önümde okunmayı bekleyen bir çok Agatha Christie romanı var daha. Ama kraliçemiz öyle diyorsa öyledir. Ve  şunu da eklemeliyim: onun kitapları içersinde beni en çok şaşırtan bu kitap oldu. Diğer kitaplarında katil tahmin ettiklerimden biri çıkarken Çarpık Evdeki Cesetlerde hiç beklemediğim hatta bu kişi asla olamaz dediğim kişi katil çıktı.
     Kesinlikle okunması gereken bir roman.  İtiraf etmek gerekirse bu kitaba karşı biraz mesafeliydim.  16.50 Treni, On Küçük Zenci ve Elmayı Yılan Isırdı kitaplarını okunduktan sonra daha bunun konusu beni fazla cezbetmemişti.  Ve Perde İndi,  Doğu Ekspresinde Cinayet kitaplarını da es geçmemek lazım. Ve beni affet kraliçe. Senin hiç bir kitabın için bu şekilde düşünmemeliydim. Ve teşekkürler Agatha,  böylesi güzel kitapları bize miras bıraktığın için.


Not: Agatha Christie romanlarını gerçekten çok seviyorum ama şuana kadar maalesef kronolojik sırayla okuyamadım.  Araştırma yapmama rağmen, itiraf ediyorum, ne bu konuda sağlıklı bir bilgiye ulaşabildim ne de onun kitaplarının tam listesine. Bu konuda bilgi verebilecek ya da doğru bilgiyi verebilecek adrese beni yönlendirebilecek kişiler var ise kendilerinin yardımlarını bekliyorum.  Şimdiden teşekkürler.