Alışveriş VOL. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Alışveriş VOL. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Eylül 2014 Salı

Kütüphanemde Okunmayı Bekleyen Kitaplarım

     Eminim her kitap kurdunun başına gelen birşeydir.  Daha okunacak kitaplarımız olduğu halde kitap almaya devam ederiz.  Ben de devamlı kitap ala ala kocaman bir liste oluştu.  Nasıl,  ne kadar sürede okurum bu kadar kitabı bilmiyorum.  Bildiğim ve emin olduğum tek birşey var o da listedeki kitaplar bitmeden de ben kitap almaya devam edeceğim.  Benim için vazgeçilmez bir durum çünkü.
     Bugün de sizlere okunacak kitaplarım nelermiş onları göstereceğim.


Cassandra Clare çok sevdiğim bir yazar.  Özellikle Cehennem Makinaları serisi benim için çok özeldir.  Tabi Ölümcül Oyuncaklar'ı sevmediğim anlamına gelmiyor bu. Serinin final kitabı olan Cennet Ateşi Şehri'ni çıktığı ilk hafta almama rağmen henüz okuma şansı bulamadım.  Tamam itiraf ediyorum araya birçok Agatha Christie romanı girdi. Ama en kısa zamanda okuyacağım.  Yani öyle umuyorum. 


Zaten biraz önce Agatha'nın devamlı olarak araya girdiğini söylemiştim.  :) Ama bu aralar o kadar çok kitabını aldım ki okuduklarım kadar okumadıklarım da hala bekliyorum beni. Bu üç kitapla da sınırlı değil tabi.


Mesela bunlar da var. Gerçi 16.50 Treni'ni bu yıl içinde okumuştum zaten.  Ama maalesef elimde kitabı yoktu.  E-kitap olarak okumuştum.  Birkaç gün önce dedim madem Agatha koleksiyonu yapmaya çalışıyorum okumuş olsam da elimde olmalı bu kitap.  E almışken de tekrar okumamak olmaz.


E bir de bunlar var. Ölüm Dalgaları"nı alalı baya oldu gerçi ama kendisine karşı biraz mesafeliyim nedense.  İstem dışı valla.


Belki yeter bu kadar Agatha Christie diyeceksiniz ama yetmiyor işte.  Koltuktaki Ölü'yü okumuştum zaten ama o zamanlar çok küçüktüm. Hâliyle tekrar okuma vaktim gelmiş bulunuyor.  Cinayet Reçetesi'ni ise ilk kez okuyacağım. 


Valla bunlar son Agatha kitapları. Cesetler Merdiveni'nin durumu Koltuktaki Ölü ile aynı.  Mezopotamya Cinayeti'ni ise geçtiğimiz haftasonu sonu aldım.  Hatta aldığım sahafın sahibi yaşlı bir amcaydı ve Agatha Christie koleksiyonu yapmama şaşırdı. " Var mı hala Agatha okuyan gençler" diye sordu bana.  Var tabi dedim,  hatta o an direk aklıma iki blog sahibi geldi.  Olmaz mı hiç :D


Pretty Little Liars delisiyim, bunu bilmeyen var mıdır acaba? ! Şaka yapıyorum tabi, nereden bileceksiniz.  Şimdi öğrenmiş oldunuz ama. Benim için hayatta üç önemli soru vardır:  Geleceğim,  Doctor kim,  -A kim? 
Sahtekar ise PLL'nin kitabı.  Daha doğrusu PLL bu seriden uyarlama.  Sahtekar ise son kitabı. 


Yüz Karası ise Karnaval serisinin ilk kitabı.  Henüz okumaya fırsat bulamadıklarımdan.


İtiraf ediyorum,  bu kitap 2 yıldır yarısı okunmuş bir halde beni bekliyor.  Zaten bu kitap bir roman değil.  Tam Benim Tipim bir font kitabı.  Dolayısıyla biraz sıkıcı olabiliyor.  Hedefim bu yıl içinde kitabı bitirebilmek.  :)


Neil Gaiman çok sevdiğim bir yazar.  Daha önce Yolun Sonundaki Okyanus ve Ara Dünya kitaplarını okumuştum.  Yıldız Tozu ise en kısa sürede okumak istediklerim arasında.  


Terry Pratchett merak ettiğim yazarlardan.  Birkaç yıl önce Kış Ustası kitabını okumuştum.  Küçük Özgür Adamlar ise azımsanmayacak bir süredir kütüphanemde okunmayı bekliyor.  Kısa bir zamanda başlamayı umuyorum.  


Renkli Peçe'nin yıllar önce filmini izlemiştim.  Gayet beğenmiş, kitabının da olduğunu öğrenince alıp okumalıyım demiştim.  Yeni baskısı yapılmadığı için bulmam baya bir uzun süremi aldı ama sonunda kitaba kavuştum.  Kısa zamanda okuyabilirim inşallah. 


Ekmek Arası listede kaçıncı sırada yer bulur kendine acaba?


Uzun zamandır merak ettiğim bir kitaptı zaten . Bu kapağı görünce de almadan edemedim.  Okunacaklar listemde üst sıralarda yer alıyor. 


Halihazırda okuduğum iki kitaptan biri 24 Saat Açık Kitapçının Sırrı.  Bir iki gün içersinde biteceğini umuyorum.  Böylece listemden bir kitap daha eksilmiş olacak.


Yıllar önce bir dergide bir köşe yazarının Yerdeniz üçlemesi ile ilgili bir anısını okumuş ve anında seriyi okumaya karar vermiştim.  İlk iki kitabını okumuş olmama rağmen bu hala okunmayı bekliyor.  Serinin üç kitaptan oluştuğunu sanmayın.  Daha devamı var.


Alice'i bilmeyen yoktur zaten. Bir türlü fırsat bulup okuyamadım hala. Tanrılar Okulu içinde aynı şey geçerli. 


İtiraf ediyorum Kubbenin Altında kitabım yarım.  Dizisini izlemeye başlamış kitabını da okuyayım bari demiştim.  Ama önce izleyip sonra okumaya kalkınca kitap pekte akıcı olmuyor doğrusu. 
Oyun kitabı ise babamdan kalan bir kitap.  Yıllardır bir türlü okumaya cesaret edemedim.  Yıl bitmeden Oyun'u okumak hedeflerim arasında. 


Cehennem Makinaları serisini sevdiğimi söylemiştim zaten.  O seriyi okuyanlar bilir.  İki Şehrin Hikayesi Will ve Tessa için önemli.  Ben de okumalıyım bu kitabı demiş ve hemen kitapçıya gidip almıştım ama bir türlü okunma sırası gelmedi
Üç Silahşor ise okumaya başlayıp bir türlü bitiremediklerimden.  Tabi ki kısa sürede bitirmeyi istiyorum.  Ne kadar çok yarım kitabım varmış benim :D


Biliyorum,  yok artık diye haykırıyorsunuz ekrana doğru ama çok az kaldı.  Asil Kan'dan başlayalım.  Aslında alıp hemen okumayı planladığım bir kitaptı ama meğerse bu kitap bir serinin devamıymış.  İlk kitabını almaya da fırsatım olmadı hala. O yüzden şimdilik beklemede. 

80 Gün kitabını da büyük bir hevesle almış olmama rağmen sonrasında okuduğum olumsuz yorumlar sonucunda bir köşede okunmaya bırakıldı.  Bir cesaret okur muyum,  hala bilemiyorum. 
Köpek Düşlerini alır almaz okumuş,  ikinci kitabı İt Dalaşını ise sonra okurum diye kitaplığımın bir köşesine atmıştım.  Zavallı aylardır okunmayı bekliyor. 


Beni Seç serini büyük bir zevkle okumuş,  Saraydan Hikayeler kitabını da çıkar çıkmaz almıştım.  Aslında aldığım ilk gün kitabın yarısını okudum (Prens kısmını yani). Ama Aspen'i sevmediğim için midir nedir onun kısmını okumak gelmedi içimden.  En kısa sürede onu da bitirmek lazım. 
Kontes ise aslında annemin kitabı.  Geçen yıl kitap fuarından hediye olarak almıştım kendisine.  Annem okumuş, beğendiğini de söylemişti ama hala okuyacak fırsatım olmadı. 


Bu seriyi bilmeyen yoktur sanırım.  Serinin ilk kitabı olan Uyumsuz'u bir gecede bitirmiştim.  Devam kitaplarını almış olmama rağmen hala okumaya fırsatım olmadı malesef.  Malum liste uzun. 


Bu kitaplar neden hala okunmadı,  neyi bekliyorlar valla benim de hiçbir fikrim yok.  Halbuki çok merak ettiğim iki kitap.  Doctor Who hayranıyım bir de sözde.  Kendimi çok ayıpladım şuanda. 


Son olarak kitaplara toplu bir bakış ...


Baya uzun bir yazı oldu. Umarım okurken çok sıkılmamışsınızdır.  Sizden bir ricam olacak yalnız.  Bu kitaplardan birini veya birkaçını okumuş olan varsa, öncelikle şu kitabı okumalısın kesinlikle,  diye tavsiye verirlerse çok sevinirim.  Teşekkürler :)




























15 Mart 2014 Cumartesi

Alışveriş VOL. 4

     Kitap kitap kitap... Napolyon Bonapart nasıl para para para demişse yüzyıllar önce, sanırım bizim de kitap kitap kitap dememiz gayet normal. Birkaç gün önce kütüphaneme şöyle bir bakayım dedim: kitap kitap kitap diye başladım yeni kitap yeni kitap yeni kitap diye devam ettim. Fark ettim ki son zamanlarda birçok kitap almışım. Yeni kitap gibisi yok tabi ki. Ben her zaman paramı son kuruşuna kadar kitaplara harcayan bir insan olmuşumdur. Bu durumdan da gayet memnunum. Memnun olmadığım şey bununla ilgili son zamanlarda herhangi bir post yayınlamamış olmam. Bende ne yaptım? Son zamanlarda aldığım kitapları bir tarafa toparladım ve hemen hazırlıklara başladım.


 Öncelikle Cassandra Clare'in romanlarından başlayalım. Bir hevesle Kemikler Şehri'ni alıp okumaya başlayınca devamı da geldi. Önce Ölümcül Oyuncaklar serisi sonrasında ise kaçınılmaz olarak Cehennem Makineleri serisini aldım. Bu kitapların tamamını bir hafta gibi kısa bir sürede aldım. Tahmin edersiniz ki bütçem baya bir sarsıldı.


Bunlardan Kitap Hırsızı, Asil Kan, Köpek Düşleri ve İt Dalaşı kitaplarını birkaç gün önce bir süpermarketten çok uygun fiyatlara aldım. Asil Kan ve Kitap Hırsızı 10'ar TL iken diğer ikisine toplamda 12 TL verdim. Yani gayet uygun fiyatlara bu kitaplara sahip oldum. Kitap Hırsızı zaten uzun zamandır istediğim bir kitaptı. Böyle bir indirimle bu kitaba sahip olmak da bütçemin sarsıldığı bugünlerde bana iyi geldi.
Diğerlerine gelirsek: Yüz Karası Jonathan Holt'un Carnivia üçlemesinin ilk kitabı. İlk çıktığından beri devamlı olarak karşıma çıkan bu kitabı almadan olmazdı. 
Gareth Roberts'ın Doctor Who: Shada romanı hakkında bir şey söylemem gerek var mı? Tabi ki çıktığı ilk gün koştura koştura kitapçıya giderek kendisini aldım. Peki okudum mu? Hayır. Bu dönem okul beni bir hayli zorluyor. Her gün Kocaeli - İstanbul arası gidip geldiğim için de eve döndüğümde ölü gibi oluyorum. Dolayısıyla bu aralar pek fazla kitap okuyamıyorum. 
Senden Önce Ben, Böğürtlen Kışı, Elit ve Sonunda Ölüm Geldi ise doğum günüm vesilesiyle aldığım kitaplar. Hayır maalesef hediye değil. Kendi kendine hediye almayı sayarsanız değişir tabi.
Sana Soyundum ise niye aldığım dediğim kitaplardan. Yorum yok!



    Kemik Büyüsü'nü Kitap Hırsızı ve diğerleriyle birlikte süpermaketten aldım. İnanamayacaksınız ama bu kitap sadece 4.90 dı. Bir seriye dahil olan bu kitabı (Bakın bir seriye dahil diyorum hangi seri olduğunu bile bilmiyorum çünkü benim değil annemin takip ettiği bir seri.) maalesef okumayacağım. Bu kitabı anneme aldım ve takip ettiğim bir seri olmadığı için de ( Neden seriye başlamadığımı sormayın, ben de bilmiyorum.) benim pek bir işime yaramayacak. :(
    Avcı ise Jennifer L. Armentrout'un yazdığı Melez Sözleşmeleri serisinin 5. ve son kitabı. En kısa sürede okumam gereken kitaplar arasında yer alıyor ama sonuç ne olur bilemeyeceğim. Hayırlısı :D


Bu iki kitabı ise henüz bugün aldım. Agatha Christie tüm kitaplarına sahip olmak istediğim yazarlardan biri zaten. Kitapçıya gitmişken bir A.G. romanı almadan çıkmak olmazdı zaten.
John Green'in kitabına gelecek olursak: Aslında "Aynı Yıldızın Altında" kitabını almak amacıyla gitmiştim. Ama kalmamıştı maalesef. Yakınlarda başka kitapçı mı yok diyecek olursanız. Gittiğim alışveriş merkezinde toplam üç tane kitapçı bulunmakta ama bu kitapları aldığım kitabevinde % 30 indirim vardı. Dolayısıyla John Green diye de yola çıkınca bari Alaska'nın Peşinde'yi alayım dedim, pişman değilim.


Ve kitapların tamamı. Bu fotoğrafı birkaç gün önce çektiğim ve Ölüm Dalgaları ile Alaska'nın Peşinde'yi bugün aldığım için fotoğrafa dahil olamadılar. :D

Peki siz bu aralar kendinizi hangi kitaplarla mutlu ettiniz?

28 Aralık 2013 Cumartesi

Alışveriş VOL. 3

     Söz konusu kitaplar olunca insan para falan düşünmüyor. Şahsen ben üzerime herhangi bir kıyafet alırken vb. falan çok düşünürüm, şart mı bunu almam, diye. Birçok sefer elime aldığım bir bluzu, gömleği falan aynen rafa geri bırakır, mağazadan koşar adımlarla çıkarım. İşin aslı parama kıyamam. O parayla kendime kitap almak varken neden boşa harcayayım ki?! Anlayacağınız, şuanda kıvranıyorum farketmişsinizdir, bugün yine kendime kitaplar aldım. Paraya kıydım, pişman değilim. Hatta şuanda kendimi gayet dinamik hissediyorum. Dün ki yorgunluğumdan eser kalmadı. :) Peki neler mi aldım?! İşte yeni sevgililerim...

Evet, bu harika üç kitabı almaktan alıkoyamadım kendimi.  Ama çok güzel değiller mi? 
Lux serisiyle birlikte Dex ailesiyle de tanışmış oldum. Jennifer beni fazlasıyla etkilediği için, kitapçıya her gittiğimde öncelikle Dex kitaplarının bulunduğu rafa koşmamı doğal karşılarsınız. Beni Seç'i de her gittiğimde görmüş ama bir türlü elim gitmemişti ama kitabın cazibesine daha fazla dayanamayarak aldım. Kitabın devamı olan Elit'ten de haberim var fakat gittiğim kitapçıda kalmamıştı ne yazık ki. Onu artık başka bir zaman alacağım. Kitabın konusu için şuraya lütfen: http://www.dr.com.tr/Kitap/Beni-Sec/Kiera-Cass/Edebiyat/Roman/Romantik/urunno=0000000432112


    Sana Soyundum kitabına gelirsek: Özellikle bu kitaba karşı bir ilgim yoktu ama hangi kitapçıya girsem Sylvia Day ilgimi çekiyordu. Yani anlayacağınız bu kitabı biraz da yazarı için aldım. Bana göre Sylvia ile tanışma vakti gelmişti geçiyordu bile. Konusu da ilgimi çekince alamadan duramadım. Bu noktada tek bir pişmanlığım var, bu hem Beni Seç hem de Sana Soyundum için geçerli, serilerden ne kadar uzak durmaya çalışsam da zaten var olan serilerime iki tanesi daha eklemiş oldum. Seri okumak zor iş canım. Bir sonraki kitabı beklemek falan. Neyse lafı daha fazla uzatmayalım ve bu kitabın konusu için sizi şuraya alalım: http://www.dr.com.tr/Kitap/Sana-Soyundum/Sylvia-Day/Edebiyat/Roman/Romantik/urunno=0000000433032

   Son kitabımıza gelecek olursak: 80 Gün Serisinin ilk kitabı olan Arzunun Rengi'ni havada kaptım diyebilirim. Seri zaten başlı başına ilgi çekici. Konusu da çok ilgimi çekti açıkçası. Büyük bir zevkle okuyacağımdan eminim. Kitabın konusu için şöyle gelin lütfen: http://www.dr.com.tr/Kitap/80-Gun-Arzunun-Rengi/Vina-Jackson-Jackson/Edebiyat/Roman/Romantik/urunno=0000000432128
   
   2013'ün son günlerinde bu kitapları okuyabileceğimi sanmıyorum doğrusu. Elimde şuan hali hazırda okuduğum iki kitap var zaten. Gerçi üçünden birini alıp hemen başlama dürtüsü peşimi bırakmıyor olsa da  bu kitapları yeni yıla saklamak daha doğru geliyor bana. Yani okuyabilmek için birkaç gün daha sabretmeliyim. Ama sonunda mutluluk varsa beklemeye değer. Peki siz bu aralar hangi kitaplara kavuştunuz?
 

9 Kasım 2013 Cumartesi

BİR KİTAP FUARI DAHA BÖYLE GEÇTİ

   




  Ve gerçekten üzgünüm. Neden bu kadar çabuk bitiyor? Gerçi hafta sonu boyunca devam edecek ama bu senelik benim için bitti. Bence fuar daha uzun sürebilir. Talep çok fazla gerçekten. Bu kadar kısa süre bir yerine daha mesela  bir ay boyunca devam etse ne güzel olurdu. Ziyaretçiler için hayırlı olurdu doğrusu. Dün fuarda çoluk çocuk kaynıyordu. Hayır, kitaplarla ilgilileri de yok, ortalıkta koşuşturup kayboluyorlar. Devamlı içlerinden birileri kayboluyor, koşuşturma başlıyor. İlk 15 dakikada baş ağrım beni ele geçirdi. 1 saatten fazla dayanmak mümkün değil zaten. O yüzden bende çabuk çabuk dolaştım yayınevlerinin standlarını. İyi ki listem hazırdı! Gerçi listemde değişiklik yapmadım değil fuardeyken. Listenin baya baya bir dışında çıktım. Ama yine de işe yaradı.
    En başa dönersek... Fuara gitmek için resmen şehirler arası yolculuk yaptım. Hayır zaten her gün Kocaeli'ye gidip geliyorum, bari fuar için okuldan kaçtığım gün bu kadar yol çekmeseydim. Anadolu yakasında oturuyorum ve Tüyap'ın İstanbul ile alakası yok. Resmen şehir dışına çıktık. Bir metrobüsten inip diğerine koştururken yorulmadım değil. Ama durakta birçok insanın yanıma gelip Kitap Fuarını sormaları hoşuma gitmedi değil açıkçası. Benim dışımda da birilerinin kitaplarla bu kadar ilgili olduklarını görmek müthişti.
   En sonunda fuara vardığımda ve kapıdan içeri girdiğimde şaşırmadım hatta deli olmadım değil. O ne kalabalık! Bütün okullar fuarı ziyaret etmek için Cuma gününü bulmuşlardı resmen. Ben de bir an önce koşuşturmaya başlayayım dedim kendi kendime. Başta da söylediğim gibi üstünde değişiklikler yapmış olsam da listem hazırdı ve bu listenin değişmezleri vardı. Bu değişmezlerden birkaçını almak için öncelikle Martı Yayınevinin standına koştum. Şunu da belirtmeliyim: Uğramak istediğim çoğu yayınevinin standı 2. salondaydı. Bu yüzden işim kolaylaştı. Martı'nın standından hem kendim için hem de annem için almam gereken kitaplar vardı.


   
     Sevimli Küçük Yalancılar serisinin daha önceki kitaplarını okumuştum zaten. Devam etmemek olmazdı. Ben de hemen koşturup Tehlikeli , Kalpsiz ve ara kitap olan Sevimli Küçük Sırlar'ı aldım.



Değişim annem için aldığım iki kitaptan ilki. Ben henüz ilk kitabını okumadım ama annem okudu ve beğendi. Devam etme kararı aldığı için de bu kitabı aldık. Bir gün ben de okuyabilirim (sıra gelirse) umarım.


Martı standından sonra tabi ki DEX'e koşturdum. LUX serisinin 1. kitabı olan Obsidiyen'i okumuştum ve devamını deli gibi merak ediyordum. Hemen gidip Oniks, Opal ve Köken'den birer tane kaptım.


Kontes ise annem için aldığım 2. kitaptı. Ve sadece 4 TL! İlk gördüğümde gözlerime inanamadım tabi. Ama DEX standında 4 TL'ye alabileceğiniz daha birçok kitap var.


DEX'ten sonra sıra DeliDolu'ya geldi. Ally Condie'nin üç kitap oluşan serisinin ilk kitabı olan Eşleşme'yi okumuştum zaten. İkinci kitabın çıkacağından haberim bile yoktu. Daha birkaç beklemiyordum açıkçacı. Tabi geçen hafta fuarda satışına başlanıldığını öğrendim ve birkaç günlük beklemeden sonra Yol kitabına kavuştum.


Yıllardır fotoğraf çekerim. Her ne kadar amatör olarak bu işle uğraşsam da ileride fotoğraf çekmek ile ilgili ciddi düşünüyorum. :) Durum bu iken ben de NTV standına gittim ve "Fotoğrafı Düşünmek" kitabını aldım.



Sonrasında yine bir koşuşturmaca ve küçük çapta bir savaş başladı. Penguen standı o kadar kalabalıktı ki ne var ne yok görene kadar baya uğraştım. Sonuç olarak aldıklarım şunlar:




                                                 Evettt.... T-shirt de aldım. :)



Penguen'e uğrayıp Uykusuz'a uğramamak olmazdı değil mi?!




Ve son vuruş! 


Bunlar da hediyelerim. :)


Ve sonuç!



Çok daha fazlasını almak isterdim açıkçası ama öğrencilik hali işte, bütçem bu kadardı. :)

İşte bir Kitap Fuarı daha böyle geçti. Harika bir gün geçirdim. Önümüzdeki seneyi sabırsızlıkla bekliyorum. Bu sefer yanımda tekerlekli bavulla falan gideceğim. Kitapları almak güzeldi de eve kadar onca kitabı taşımak beni biraz zorlamadı değil. Her şeye rağmen değerdi. :) Peki içinizde kitap fuarına gidenler var mı?





18 Ekim 2013 Cuma

ALIŞVERİŞ VOL. 2



    Bugün kütüphaneme şöyle bir göz atayım dedim. Niyetim okumadığım kaç tane kitap var öğrenip yeni kitaplar almak için kitapçıya gitmekti. İsteğime kavuştum ve kitapçıya gidip Kitap Fuarında almayı planladığım kitaplardan 2 tanesini aldım. Büyücüler ve Veronica Ölmek İstiyor... Yani yine dayanamadım. Ama bu sırada dehşet bir şey keşfettim... Ne dehşeti diye sorarsanız: Yukarıda gördüğünüz tüm kitaplar Ekim ayı içerisinde aldığım kitaplar. Henüz hepsini okumadım. Bazılarının ise belli bir okunma tarihi var ( Elmayı Yılan Isırdı gibi.). Tam olarak söylemek gerekirse; Aşk Tüm Zamanların İçinden geçer serisini, Hayvan Çiftliği'ni okudum. Sizce şimdi hangi kitabı okumalıyım?

4 Ekim 2013 Cuma

ALIŞVERİŞ VOL. 1

          Evetttt... Biri beni durdursun. Yine dayanamadım ve kendimi kitapçıda buldum. Amacımın kitap almak olmadığını belirtmeliyim. Çünkü henüz okumadığım, okunmayı bekleyen birkaç kitabım var. Sadece biraz kitaplara bakacaktım. Ama yine dayanamadım ve iki tane kitap aldım. Pişman değilim :)
          Aldığım kitaplardan ilki George Orwell'in Hayvan Çiftliği adındaki kitabı. Uzun bir süredir okumak istediğim bir kitap. Ama bir türlü fırsatım olmamıştı. Her seferinde almam gereken başka bir kitap oluyordu. Ama sonunda alabildim. Büyük bir zevkle okuyacağımdan eminim.


//ARKA KAPAK//

İngiliz yazar George Orwell (1903-1950), ülkemizde daha çok Bindokuzyüzseksendört adlı kitabıyla tanınır. Hayvan Çiftliği, onun çağdaş klasikler arasına girmis ikinci ünlü yapıtıdır. 1940lardaki reel sosyalizmin eleştirisi olan bu roman, dünya edebiyatında yergi türünün başyapıtlarından biridir. Hayvan Çiftliğini n kişileri hayvanlardır. Bir çiftlikte yaşayan hayvanlar, kendilerini sömüren insanlara başkaldırıp çiftliğin yönetimini ele geçirirler. Amaçları daha eşitlikçi bir topluluk oluşturmaktadır. Aralarında en akıllı olanlar domuzlar; kısa sürede önder bir takım oluştururlar, devrimi de onlar yolundan saptırırlar. Ne yazık ki insanlardan daha baskıcı, daha acımasız bir diktatörlük kurulmuştur artık. George Orwell, bu romanında tarihsel bir gerçeği eleştirmektedir. Romandaki önder domuzun, düpedüz Stalini simgelediği açıkça görülecektir. Öbür kişiler bire bir belli olmasalar da, bir diktatörlük ortamında olabilecek kişilerdir. Romanın alt başlığı Bir Peri Masalıdır. Küçükleri eğlendirecek bir peri masalı değildir; ama roman, bir masal anlatımıyla yazılmıştır.


                                                                            * * *
       

İkinci kitaba gelecek olursak... Tabi ki bir Agatha Christie romanı... Elmayı Yılan Isırdı...
Sevgili Biblio'nun blogunda yazdığı bir yazıda, yakın bir zamanda bu kitapla ilgili bir etkinlik planladıklarını müjdelediğinde hem çok sevinmiş hem de büyük bir meraka kapılmıştım. Eee madem hazır kitapçıya gitmişim, bu kitabı almadan mı çıkacaktım?! Bu kitabı da diğer Agatha Christie romanlarında olduğu  gibi büyük bir zevkle okuyacağıma eminim.



//ARKA KAPAK//

      Polisiye roman yazarı olan Adriadne Oliver, Woodleigh Common'da gençler için düzenlenen Cadılar Bayramı partisine davetlidir. Partide konuklar arasında, abartılı cinayet ve entrika hikayeleri anlatan bir genç kız da vardır. Çevresindekilerin oldukça ilgisini çeken genç kız, bir süre sonra elma dolu küvette ölü bulunur.
      Adriadne, kızın ölüm şekliyle anlattığı son hikayenin benzerliği konusunda düşünmeye başlar. Yoksa zavallı genç kızın hikayeleri düşünüldüğü kadar abartılı değil midir?
      Bu arada konuklar arasında bulunan Hercule Poirot ise kimlerin genç kızı susturduğunu düşünmektedir. Ama Cadılar Bayramı'nda katilin maskesini düşürmek hiç de kolay olmayacaktır. Üstelik Woodleigh'te hiç kimse genç kızın bir cinayete kurban olabileceğine inanmamaktadır...


                                       
                                                                            Mutlu okumalar :)

Muhteşem Yaratıklar / Muhteşem Karanlık / Muhteşem Kaos - Kami Garcia / Margaret Stohl (EPSİLON YAYINEVİ )

Bu yazıyı yazmamın sebebi kitabın konusunu anlatmak,yorum girmek bla bla değil aslında. Amacım biraz stres atmak,beyin hücrelerime yayı...