Kitabın Adı: Büyücüler
Orjinal Adı: The Magicians
Yazarı: Lev Grossman
Yayınevi: Pegasus
Sayfa sayısı: 412
Baskı: Ağustos 2013
Annemin deyimiyle kavga ettiğim kitap! Kitap kitaptır. Yani demek istediğim her kitap kendi çapında değerlidir ama ben ömrüm boyunca herhangi bir kitaptan bu kadar çok sıkılmadım, hiçbir kitabı kavga eder gibi okumadım. Her şeyi geçtim, ben hiçbir kitabı okurken ne içimden ne de dışımdan sövmedim... Bu kitaba kadar.
Peki bu kitabın konusu var mı cidden? En azından bir olay örgüsü olmadığı kesin. Kitabı okurken oradan oraya atlanıldığının gayet farkında oluyorsunuz. Farkına vardığınız her an bu kitaptan daha çok bıkıyorsunuz. Bu kitabı okurken kaç kez ağzım açık kaldı! Heyecan verici olmasından dolayı değil, aksine bu kadarda saçmalanamaz artık düşüncesinin beynimin kıvrımlarında dolaşması.
Kitabın yarısına geldiğinizde baş karakterimiz Quentin 5 yıllık Büyücülük okulundan mezun oluyor, yeni maceralara atılıyor. Fillory'ye gidiyor, orada maceradan maceraya koşuyor falan filan. Bu ne hız! Kısacası son yıllarda okuğum en kötü kitap bu! Kitapta beğendiğim tek şey Sheakspeare'den alıntılı yapılan şu sözler:
Asağımı kıracağım,
Gömeceğim onu toprağa, derinlere elbette!
Ve iskandil görmemiş diplerinde denizin
Boğacağım kitabı.
William Sheakspeare
